20091029

Dinlediklerinizi hiç beğenmiyorum.

Götler.

bok gibi şeyler dinliyosunuz. açıyorum sırayla hepsini. olmuyor.

bence lastfm hesaplarınızı ateşe verin.

aslında üşenmesem okul hayatım dışında şeylerden de yazacağım, müzik falan paylaşacağım, HATTA ingilizce şarkı sözlü başlıklar atacağım.

tıpkı eski günlerdeki gibi, ha?

inan ki ‘fatal’ bir diseasedeyim. bir yetmişlik aç da onüç gün içelim, düzelelim.

arkitekçır

 

fizik almamalarından, stüdyo sabahlanmalarından yakınmalarından ileri gelen bir ırkçılık.

evet, ırkçılık benim bu yaptığım.

‘Aha gene geldi tüplü tüplü.’

bu yaptığım mesela.

ama gene de bir mimarla gönül birlikteliğim olsun isterim. her şeye rağmeen.

its kinda sexyy, yuu know.

20091028

makine kantini ruhu

isim vererek konuşuyorum. dün dağhanla tolgayı altı dakika kırk sekiz saniye yalnız bırakıp çay ve lila pause almaya gittim.giderken ‘bana da bi eti puf alır mısın canım ya’ buyuran o  biritiş soyluları, o istanbul asilzadeleri; ben  gelene değin erekte ol’abilme’lerinden yakınan ve ‘erkeklik’lerinin zorluklarını paylaşan iki ağır abaza mühendise dönüşmüştü.

- Bİ DE HOCA KALDIRIR YA TAM. YARIM KALKARSIN BÖLE. ÇÖMELİK.

GELİYORUM HOCAAĞ!

AZUĞAHAHAHA.

+ ????!!

- Ben siyahlı eti puf istiyodum, siyahlı. Hep beyazlı alıyon lan. Güzel değil ki beyazlı.

+?????!!!?????!!!???!!!

-Neyse, ver ver.

geleceğime dair hiçbir umudum yok.

kafam çok bozuk.

bildiğin bunalım eşiğindeyim. kapısında duruyorum. kapısında duruyorum çünkü; konuşamıyorum bile, zamansız yer değiştirme formülüyle anlaşmaya çalışıyorum. mey ay kam in diyemiyorum, sigaram bitmiş titriyorum.

of.